Çocuklarda ve Yetişkinlerde Diskalkuli (Matematik Öğrenme Güçlüğü)

0
554

Eğitim hayatı boyunca tüm öğrenciler zaman zaman akademik açıdan sıkıntı yaşayabilmektedir. Bu sıkıntılar çok kısa zaman aralıklarında da olabilir, tüm eğitim yaşantısını da kaplayabilir. Zihinsel sıkıntılar yaşanmamasına rağmen akademik başarısızlık devam ediyorsa, bu durumun incelenmesi ve sebeplerinin belirlenmesi gerekir.

Bu sıkıntıların sebebi psikolojik, çevresel, ailesel, ekonomik ya da fizyolojik olabilmektedir. Matematik öğrenme bozukluğunu aktarabilmek için bu yazıda yer vereceğimiz durum disleksidir.

Öncelikle disleksinin ne olduğunu tanımlayalım. Disleksi, normal ve normal üstü zekâya sahip olmasına karşın, okuma yazma ve aritmetik alanlarında yaşıtlarından düşük akademik performans sergilenmesidir. Bu durum görme ve işitme sorunlarından kaynaklanmamaktadır. Psikolojik nedenlere de bağlı değildir. Bilgiyi edinme ve aktarma sırasında yaşanan sıkıntılardır.

DİSLEKSİ (Özel Öğrenme Güçlüğü) 3 alt grupta incelenir.
1. Okuma Bozukluğu (Disleksi)
2. Matematik Öğrenme Bozukluğu (Diskalkuli)
3. Yazılı Anlatım Bozukluğu (Disgrafi)

Disleksi (ÖÖG) genel olarak okuma bozukluğu ile kendini göstermektedir. Tüm dünyada Disleksi olarak adlandırılmakta, ülkemizde ise genelde Özel Öğrenme Güçlüğü ya da Özgül Öğrenme Yetersizliği isimleriyle anılmaktadır. Özel Öğrenme Güçlüğü olan bireylerin tamamına yakını okuma alanında sıkıntı yaşar. Her üç alandan da (okuma, yazma, matematik) etkilenen bireyler vardır.

Bu alanda matematiksel öğrenme bozukluğu (diskalkuli) zaman içerisinde öğrenciye en çok sıkıntı yaşatan çeşididir. Okuma ve yazma düzeyi yaşıtlarına yakın bile olsa, aritmetik becerilerle ilgili başarısızlık, tembellik, isteksizlik, umursamazlık gibi davranış özellikleri ile eşleştirilebilir. Ancak yaşanılan sorun tamamen zihinsel işlevlerde yaşanan zorlanmadır. Latincede “kötü sayma” anlamına gelen “dyscalculia”, İngiltere’deki Eğitim ve Beceriler Bakanlığı olarak bilinen DfES (2001)’e göre diskalkuli aritmetik beceriler kazanma yeteneğini etkileyen bir durum olarak adlandırılır.

Diskalkulik öğrenenler rakamlar, basit işlemler, problemler ve problemlerle ilgili sezgileri kullanmada ve anlamada güçlük çekerler. Onlar doğru yöntemi kullanıp doğru yanıtı verseler bile, kendilerine güvenmeden mekanik olarak soruları cevaplarlar. Çok basit anlamda; disleksiye anlama, dilsel bilgi üretiminde ya da tepkide bulunmadaki işlev bozukluğu dersek diskalkuliyi de niceliksel ve mekânsal bilgi üretiminde, anlama ya da tepkide bulunmadaki işlev bozukluğu olarak tanımlayabiliriz. Diskalkuli ile ilgili daha birçok tanımlama yapılmakla birlikte en genel anlamda diskalkuli, matematiksel ilişkileri kavrama ve hesaplamada, sayısal sembolleri tanıma, kullanma ve yazmada açığa çıkan bozukluk ve yetersizliktir (Butterworth, 2003)

Diskalkulik bireylerin ortak özellikleri ya da diskalkulinin belirtileri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Belleğin zayıf çalışması sebebiyle yapılan hatalı hesaplamalar,
  • Temel matematik becerileri içeren işlemlerin oldukça yavaş̧ ve zor çözülmesi,
  • Toplama ve çarpma işlemlerinin değişme özelliğini tanımadaki yetersizlik,
  • Matematik problemlerinde kullanılan adım ve işlemleri sergilemede zorlanma,
  • Özellikle dikkatsizlik yüzünden yapılan hataların çok olması,
  • Görsel ve mekânsal isleyiş ile ilgili problemler,
  • İşlemlerde sürekli on parmak kullanma,
  • Sayıları kıyaslamada zorlanma, negatif ve pozitif sayıları ayırt edememe,
  • Para üstü verirken şaşırma,
  • Gün, hafta, ay, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekme,
  • Zamanı anlatmada, yer ve yönü̈ bulmada zorlanma,
  • Stratejik planlamada beceri eksikliği (örn: satranç oynarken),
  • Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama,
  • Kesirler konusunu anlamada zorlanma,
  • Sayıların geçtiği öğrenmelerde hafıza zayıflığı,
  • Matematiksel sembollerin kafa karıştırması,
  • Günlük hayat problemlerini anlamada, bilgileri ve olayları sıralamada zorlanma,
  • Basit geometrik şekilleri çizememe ve tanımlayamama.

Var olan bu belirtiler çocukluk döneminde, öğrencinin tüm çabalarına rağmen akademik başarısızlığın artarak devam etmesine sebep olmakta, sonucunda da özgüven eksikliğine sebep olmaktadır. Sürekli olarak matematik derslerindeki olumsuz yaşantılar stres kaynağına dönüşmektedir. Öğrenci kendisine aritmetik becerilerin sergilenmesi gereken bir etkinlik yapması istenecek telaşıyla yaşamakta ve bununla mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Şanssız olan öğrenciler çevresindeki kişiler tarafından zihinsel engelli muamelesi görmektedir.

Okul hayatı boyunca sürekli örselen öğrenciler, ne yazık ki asıl performanslarını gösteremeyip, sınavlarda hak ettikleri puanları alamamaktadır. Meslek seçimlerinde isteklerine ulaşamamaktadırlar. Bunun yanında günlük hayatta sürekli rakamlarla, basitte olsa hesaplamalarla ve zamanı organize etmekle ilgili işler yaptığımızı da unutmamalıyız. Düşünün ki gün içinde alış-veriş, ulaşım, yeme içme gibi işlerde sürekli para kullanıyoruz ve zihnimiz bir yandan hep hesap yapıyor. Bazen bu şekilde bir zorluk yaşamamamıza rağmen kafamızın karıştığı ve hata yaptığımız oluyor. Diskalkuli sıkıntısı yaşayan bireyler bu sıkıntıyı sürekli yaşıyor. Sosyal ortamlarda sürekli parmakla hesap yapma, saati ve zamanı ayarlayamama, yer bulmada sıkıntı yaşama somut olarak diğer kişiler tarafından fark edilmektedir. Bu durumda birey kendini hep eksik hissetmekte ve açıklama yapma gereği duymaktadır. Yapılan araştırmalar diskalkulik çocukların %17’sinin disleksi (okuma bozukluğu) ve %26’sının da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu birlikte olduğu görülmüştür. Bu durumda bireyin baş etmesi gereken alanlar artmaktadır.

Gelişen bilim ve teknolojiyle pek çok araç̧ üretilebilmektedir. Diskalkuli tanısı koyabilen araçlar da mevcuttur. Bu araçlardan biri Butterworth, (2003) tarafından geliştirilen diskalkuli ayırıcıdır. Bu aracın birincil amacı 6–14 yaş arasındaki çocukların içgüdüsel sayısal yeterliliklerini ölçmektir. Çünkü̈ insan biyolojik eğilimiyle temel matematiksel becerileri ve temel düzeydeki matematiksel kavramları eğitim almadan doğası gereği geliştirebilir. Örneğin bir kişi 6’nın 5’ten büyük olduğunu ve 3’ten sonra 4 geldiğini düşünerek gözünde canlandırabilir. Bu nedenle diskalkuli ayırıcısı temel matematiksel işlem ve sayıların karşılaştırılması ile bir çocuğun matematik öğrenme bozukluğu seviyesini ölçmeyi amaçlamaktadır. Bu araç̧ zaman sınırlaması olan bir dizi ögeden oluşmaktadır. Bu değerlendirme ölçeği ile matematiksel öğrenme güçlüğü tanısı konulabilmektedir. Ayrıca WİSC-R zekâ ölçeği ile zekâ düzeyi hakkında bilgi almak ve puanlar ile alt testleri yorumlamakta önemlidir.

Özetle diskalkuli, temel matematiksel işlemleri ve kavramları öğrenirken ya da uygularken kişinin matematiksel yeteneğini olumsuz yönde etkileyen bir bozukluktur. Bir çocuğun diskalkulik öğrenme bozukluğu olup olmadığını ve olduysa derecesini en iyi ölçen araç diskalkuli ayırıcıdır. Aritmetik, günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Bu yüzden diskalkulik öğrencilerin matematiksel biliş̧ kapasitelerini geliştirmek için onlara özel dikkat eğitiminin verilmesi önemlidir. Ayrıca matematiksel alanda öğrencinin öğrenme biçiminin belirlenmesi, eğitim yöntemlerinin bu doğrultuda belirlenmesi önemlidir.

Gelişimsel olarak çocuğunuzun zekâsında herhangi bir kusur yoktur. Yalnızca diğer öğrenenlerden farklı olarak matematiği öğrenirken sizin ona daha çok zaman harcamanız gerekecektir. Bunun için, ona zekâ oyunları kitabı alabilir, birlikte bu kitaplardaki problemleri çözebilirsiniz. Beraber satranç dama gibi oyunlar oynayarak onun dikkatini toplamasına yardımcı olabilirsiniz. Okulunuzun matematik ve rehber öğretmenine danışarak matematik konularını farklı tarzda öğrenebilir ve ona öğretebilirsiniz. Otobüse binip vereceğiniz parayı birlikte hesaplayabilirsiniz. Önemli olan sizin iyi bir ekip olmanızdır. Böylece çocuğunuz matematik korkusuyla tanışmayacak ve matematik başarısı sürekli yükselecektir.